Bölüm 1- Kuyruk ortaya çıkar

Yaz günü güneşin arsızca bizleri bunalttığı, hafif bir rüzgarın bir yarısı çim diğer yarısı sarı topraktan oluşan bahçedeki tüm tozları havalandırdığı bir tatil günüydü.
Dört komşu çocuğunu mahallenin en dedikokuducu en bilmişinin bahçesinde toplanmışlar, vakit öldürüyorlardı.
Çaylar içiliyor, yumurtalı kısırlar yeniliyordu. Ordan burdan konuşuluyordu. Herkes halinden memnundu.
En dedikoducu başladı anlatmaya.
„Vallahi de billahi de olmuş bu dediğim siz daha inanmayın.“
Kadınlardan biri,“ ne olmuş“, diye sordu.
„Gece vakti bizim akraba evine gidiyormuş,o görmüş.“
—————————————————————————————————————-
Soguk bir kış akşamıydı.

Gecenin karanlığı şehrin üzerini adete kalın bir perde gibi örtüyordu. Binalar, köprü, nehir her tarafı kapatıyor/karartıyor, görünmez bir hale getiriyordu.

Ayakkabısından çıkan tık tık sesi ile kaldırımda yürüyordu. Hoş yolun ortasından da yürüse farketmezdi ya. Trafik yoktu. Tüm yollar birer kaldırıma dönüşmüştü.

Daha sonra onu gördü. Önce tam anlamadı. Yanlış mı görüyordu. Bu da neydi?
Yaklaştı. Sanki biri onun için ışığı açtı ve önündeki nesneyi daha iyi görmeye başladı. Işık,ay ışığı idi. Kafasını kaldırdı. İşte oradaki tam dolunay biraz önce orada yoktu sanki. Şimdi ise adeta bir florasan lamba gibi etrafı aydınlatıyordu. Eğildi. Kalın paltosunun ucu yere değmeye başladı. Kafasındaki bereyi geriye itti. Gözlüklerini düzeltti. Baktığı şey kımıldıyordu.

-Kalın, tüylü, Evet, evet bir kuyruk bu, dedi.

Hayvanın gövdesini göremedi. Gözleri ile kuyruğu takip etti. Sokak boyunca kuyruk ilerliyordu. Ama ne kuyruk! Ellesen elleyemezsin, kalın, siyah kıvrılan ve yol boyunca devam eden bir kuyruk.
-Amann Ben yoluma devam edeyim bana ne, dedi.
Adımlarını hızlandırdı.
Ayakkabısında çıkan tık tık sesi daha bir yankılanır oldu boş sokaklarda.

-Kesin yanlış gördüm. Hiçbir canlının kuyruğu o kadar uzun olamaz, dedi.

Adam bütün bunları düşünürken kafasını yana doğru çevirdi ve ne görsün?

Kuyruk hala onunla birlikte ildi. Nasıl olur. ben o kadar sokak geçtim. Bu da mı benle bereber gezdi?

O adımlarını atarken kuyruk da onunla beraber adete kımıldıyordu. Tüylerin yere değme yerinden ssss ssss denen bir ses çıkarıyordu. Fırçayı yere sürersinde her bir kıl ayrı bir ses çıkartır ya. Ama ne ses! Sürtünme sesi. Kuyrugun ortasındaki kalın ilik, kuyruk hareket ettikçe onunla birlikte hareket ediyordu.

Daha dikkatlice bakmak için çömeldi. Uzun tüylü, siyah kalın bir kuyruktu. Kımıldıyordu. Sanki dans ediyor gibi belli bir kavisle kıvrılıyordu. Adam 10 cm uzaklıkta idi. Acaba dokunsam ne olur diye düşündü içinden. Uzun ince parmaklarını ona dokunmak için uzattı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s