Tiyatro nereye gidiyor?

Herkese Merhaba,
Bu yıl içinde gittiğim 2 tiyatro oyunundaki değişiklikleri gördükten sonra bu yazıyı yazmak istedim.Her ikiside müzikli oyundu.

İlk izlediğim oyun Shakespeare’in 12. Gece oyunu- Şehir tiyatrolar- Muhsin Ertuğrul Sahnesinde idi.

Sevgili arkadaşlarımla çektiğim hatıra  fotoğrafi aşağıda görebilirsiniz.

image

Bu oyunda perde yok.
İnanılmaz ama perde kullanılmadı.
Oyundaki  diğer teknik detaylar şöyle;

*Geniş sahne alanını paralel kesen kalas. Oyuncunun üzerinde dolaşabilmesi için yeterli bir genişlikte. Yukarı aşağı hareketli.
*Sahne boşluklarında havada asılı şefaf kare şeklinde plakalar.
*Sahneyi boydan boya geçen hareketli aynalar.
*Sahnenin ortasına  daha doğrusu havada asılı duran barkovizyon. Bu barkovizyon dan film izletildi. Oyuncular birbirlerine ellerindeki kamera vasıtasıyla naklen yayın yaptı. Canlı gösteri içinde canlı yayın oldu. *Oyuncularin yüzlerinin yakın plandaki görüntüleri bu ekrana yansıtıldı.

Ses, müzik ve oyuncu performanslarının
muhteşemligininden söz etmiyorum bile 🙂

Gelelim ikinci tiyatro oyunuma;Romeo ve Julietta-Zorlu PSM

image

Dünyaca ünlü bir aşk hikayesi yine dünyaca ünlü bir tiyatro ekibi ile müzikal olarak sahnelendi. Oyun muhteşemdi.

Buradaki  teknik,  ilk oyuna göre sırıkla atlamış durumda. 3 boyutlu görsellik on planda.
* Sahnede hareketli dekorlar.
*Hareketli dekorlarin üzerinde barkovizyon gösteri yapıldı.
Dekorun üzerindeki görüntü uzaklasip yakinlaşarak Venora ‘nin sokaklarinda seyirciler dolaştırildi.
*Katedraller film değil, resim olarak yapılmışti. Eğer bir katedral dekoru yapılsaydı, nasıl yapılırsa aynı öyle resim olarak çizilmişti.

Sanırım 3 boyutlu görselligin sahnede kullanılmasini ilk olarak bir  ninja showunda gördüm.

image

image

Şimdi gelelim, başlıkla anlattığım yazıyı örtüştürmeye.
34 yıllık yaşamımda süper bir tiyatro seyircisi olmasa da gördügum, her yıl tiyatro oyunundaki teknık detaylarin arttığı.
İki kalas bir hevesden yola çıkan bir sanat sinemaya doğru evriliyor. Bu kadar görsellik artışı oyuncuyu izlemek yerine dekoru izler hale getiriyor insanı.
Bu devam ederse oyunculuk performansı azalabilir. Nasıl olsa seyirci dekora inanıyor, ben kendimi daha fazla zorlamamaliyim diyebilir.

Seyirciyi oyun dünyasina çeken, anı unutturup,  duyguyu oyuncudan seyirciye aktaran durum sona erebilir.

Bu kadar teknolojik oyuncakla donatılan oyunlar haliyle maliyet artışını da beraberinde getirecek. Düşük bütçeli, düşük bilet fiyatlı oyunlar seyirciyi kendisine çekemeyecek. Kaliteli olan kalitesizi piyasadan siler mantığı bu konuda işlemeyebilir. Teknoloji sadece seyirciyi salona çeker, oyunculuk becerisine, tekniğine bir  katkı yaratmaz.

Sinema varken tiyatro da bu kadar teknolojik olmalı mi ?

Dikkatimi çeken bu durumu sizlerle paylaşmak istedim.

Yorumlarinizi zevkle okurum, paylaşmaniz dileğiyle.
Esenlikle kalın.
Pınar Atabey

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s